Beylikdüzü/İstanbul
02128732017
info@tellmeinn.com

Yapay Zekadan Bir Adım Sonrası: Yapay Bilinç

Sizi dinliyoruz

Yapay Zekadan Bir Adım Sonrası: Yapay Bilinç

Yapay zeka insan oğlunun bir takım yazılımlar ile veri tabanlarına yüklediği verilerin işlenmesi ile ortaya çıkmaktadır.

Makinalara yüklenen yazılım verisi mekanik teknolojisi ile harekete, sese veya görüntüye dönüşür. En bilinen ve yaygın olan yapay zeka ürünleri araçlarımızdaki sensörler sayesinde devreye giren uyarı sinyalleridir. Sensörler yazılımsal olarak kendilerine öğretilen mesafe içerisindeki nesneleri algıladıklarında aracınızın ses sistemine bilgi gönderir. Bu bilgi ile birlikte aracınız sizi uyarmak üzere sinyal sesini açar.

Bu tür aracıları kullanmak insanoğlunun bilinç tarihi kadar eskidir. İlk alet kullanımı da aslında yapay bir harekettir. Elimizle yapamayacağımız bir işi keskin bir taşla yapmak üzere taşı yontmuşuzdur. İlerleyen dönemlerde yüksek bir yere ağırlığı olan bir malzemeyi taşımak için ürettiğimiz kaldıraçlar da aslında kendi doğamızda olmayan ama zekamız ile ortaya çıkardığımız “sanal organlarımızdır.”

Yıllar içerisinde insan zekasının gelişimi ile yapay organlar çeşitlilik kazanmıştır.

Yapay olan organları üretme konusunda insanın dikkatini en çok “beyin” çekmiştir. Acaba makineler aracılığı ile ne kadar karmaşık işlemleri yapabiliriz?” sorusu abaküsten hesap makinesine, oradan bilgisayara ve günümüzde adını çokça duyduğumuz “yapay zekalara” kadar götürmüştür bizi.

Ancak yapay zeka da kendi başına sadece insanın müsaade ettiği ölçüde harekete geçebilir. Yapılan yapay zeka çalışmalarının tamamı insanoğlunun ihtiyaçlarına binaen tasarlanmıştır.

Yapay zeka çalışmalarının bir üst seviyesinde ise bir kısmımızı korkutan “yapay bilinç” çalışmaları yer alıyor. Tabi bu tamlamadaki paradoks bilincin “yapay” olma ihtimalinin olmamasıyla ilgili. Yani ortaya bilinç varsa yapaylık diye bir şeyin olmayacağı bir gerçek.

Bilinç sahibi olmaya başlayan robotlar ya da yazılımlar artık “kendi farklarında olan” makineler haline gelecekler. Bu makineler aynen insanlar gibi vücut bütünlükleri ile ilgili bilince sahip olacaklar. Belki çokça zaman sonra yaşayan her hangi azınlık bir ırk gibi kendi haklarından söz edip bu konu için savaş verecekler.

Peki insanoğlu böyle riskli bir şeyi neden yapsın? Kendi kontrolünün dışına çıkan bir şeyi neden üretsin?

Yukarıda sıraladığımız bilgiler distopik çıkarımlar. Belki de bunlar hiç olmayacak. Ancak üretilme çabası şu an için var.

Bu konuda insanın çocuk sahibi olma isteği ile benzer bir tatmin duygusu devreye giriyor olabilir mi? Ya da yıllar sonra doğa şartlarına uyum sağlayamayıp yok olacak olan insan kendi neslini bu yapay bilinçlerle sürdürmeye karar verebilir mi?

İnsanoğlunun “tanrılaşma” ve “yaratma” fantezisi hep var olmuş. Eski çağlarda Sezarlar dev stadyumlarda insanların bir birini öldürmesini ya da vahşi hayvanlarla insanların kapışmasını büyük bir keyifle izlemiş. O zamanlar tanrılaşma fantezisi “yok etme” gücü ile tezahür etmiş. Krallar kafa kesmiş, Firavunlar taşlar arasında insanların ezilmesine kulak asmadan dev piramitleri yaptırmış.

Bugün ise var etme üzerinde kurulu bir “sonsuzluk” tahayyülü var.

Başımıza iş açarlar mı bilemeyiz ama çok uzak olmayan bir gelecekte “bilinçli yapay zekalarla” anlaşmalar yapmak üzere masaya oturmak zorunda kalabiliriz.

Tags: , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgi Alın
1
Buradayız, sizi dinliyoruz.